Hayvanlar MAL Değil CAN !!!

27/12/2018 0 Yorumlar Evcil Hayvanlar Hakkında,

 

Hayvanlar MAL Değil CAN !!!

 

Bu konu artık hayvan severlerin canını çok sıkmaya başladı. Her gün bir vahşet duymaktan içimiz karardı ve senelerdir bu şekilde devam ediyor. Sahipli sahipsiz ayrımı yapılmadan MAL değil CAN olduğunu kabul eden yasanın çıkarılması için mücadele ediliyor. En son 24 Haziran 2004 de kabul edilen 5199 sayılı hayvanları koruma kanunu değiştirilmesi için o kadar çok baskı yapıldı ki hala meclisin gündemin de bir türlü onaylanmıyor. Yılan hikâyesine dönen çıktı, çıkacak, çıkıyor sözleri artık güven teşkil etmiyor. Hayvanların korunmasına dair 2004 yılında çıkarılan kanunun sorunlu maddeleri nedeniyle yıllardır tartışma konusu. Tartışmanın temeli yasada hayvanların CAN değil MAL olarak görülmesi ve sadece “sahipli” hayvanlara verilen zararı cezaya tabi tutuyor, bu cezada malı zarar gören kişiye tazminat niteliğinde.

 

 

 

Tüm partilerin üzerinde uzlaştığı “Hayvanları koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” ise 2011 de dönemin başbakanı tarafından imzalanarak meclis başkanlığına sunuldu. Ancak bu tasarı da eksikleri nedeniyle kamuoyunda çokça tartışılmış ve hayvan hakları savunucuları tasarıda ki eksiklerin giderilmesini talep etmişti. Tartışmalı tasarı 2014’ten bu yana askıda bekliyor maalesef. Mevcut haliyle yasa bir hayvana işkence yapılmasını ya da öldürülmesini, kapalı alanda sigara içmek kabahatiyle eş değer tutuyor. Hayvana zarar veren kişinin mahkemeye bile çıkmadan bir ücret ödemesi, cezasını çekmesine yetiyor. Bu kadar basit olmamalı gerçekten her insandan merhamet beklemek doğru değil keşke merhametli olsalar biraz vicdanlarının sesini dinleseler ama bu zamanda umudumuz kalmadı rabbim bile onları korumamızı söylemişken bu tasarının hala meclisten geçmemesi büyük bir soru işareti.  2018 Mart ayına geldiğimizde medyanın baskıları sonucu adalet bakanlığı nihayet devreye girmiş talepler doğrultusunda bir kanun tasarı taslağı hazırladığını ve taslağın Türkiye genelindeki adalet komisyonu başkanlıklarına görüşleri için gönderildiğini söylemişti. Yasalaşması beklenen yeni metinde, sahipli veya sahipsiz hayvana eziyet eden ya da öldürenler 4 aydan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabileceği; birden çok hayvana karşı bu suçu işleyenin cezasının ise yarı oranında artırılarak 4,5 yıla çıkabileceği belirtilmişti. Tasarıda nesli yok olma tehlikesi altında olan bir hayvanı öldürene 3 yıldan 7 yıla kadar; hayvanları birbirine zarar verecek şekilde dövüştürenlere de 2 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilebilecekti. Ancak tasarı tüm eksiklerine rağmen maalesef yasalaştırılamadı.

 

 

Tartışmayı gündeme getiren ise Haziran ayı başında Sakarya’nın Sapanca ilçesinde ormanlık alanda işkence edildiği söylenerek bacakları kesilmiş halde bulunan bir yavru köpek. İşkencenin boyutu ve olaya medyanın ilgisi konuyu ülke gündeminde ilk sıralara taşıdı ve Hayvan Hakları Yasası seçime giren bütün partilerin ve cumhurbaşkanlığı adaylarının seçim vaatleri arasına girdi. İşkence edilen yavru köpeğin hayatını kaybetmesinin ardından 16 Haziran’da hayvanlara işkence ve eziyet yapanlara hapis cezası getirileceği açıklanmış “Olayın failleri ile ilgili geniş kapsamlı çalışma yürütülüyor. Bu vahşiliği kim işlediyse onlar tespit edilecektir ve gereği mutlaka yapılacaktır. Normal bir insanın, insan tavırları taşıyan bir kişinin böylesi bir vahşete imza atması kabul edilemez. Hükümet olarak hayvanları koruma kanununda önemli değişiklikler yapma kararı almıştık. Adalet bakanlığımız bir kanun tasarısı hazırlamıştı ve kamuoyuna biz bunu sunmuştuk” ifadelerini kullandı. Ve hala tasarı onaydan geçmedi. Ne yazık ki geçen haftalarda sosyal medya da göstere göstere işkence edilerek melek olan papağan uzun süre hafızalarda kalacak. Bunu yapanın hapis cezası almaması yasanın onaydan geçmemesinin ne kadar geciktiğinin göstergesidir.

 

 

Umudumuz şu ki birkaç can daha şiddet görerek melek olmadan en kısa zamanda yılan hikâyesine dönen bu yasanın onaydan geçmesi, biz hayvan severlerin savunduğu gibi onların MAL değil CAN olduğunun farkına varılması...

Yorum Yap