Kediler Ve İnsanların Etkileşimi

24/01/2019 0 Yorumlar Evcil Hayvanlar Hakkında,

 

Kediler Ve İnsanların Etkileşimi

 

İnsanların vazgeçilmez dostu kediler. Belki de en anlaşılmaz şekilde insana yaklaşan ve insanın her anında yamacında olan eşsiz dostlar. Aklınıza birçok şey geliyor kedi deyince değil mi?  Bazen bir video bazen bir mırlama bazen evinizde sakin sakin otururken sokaktan gelen bebek ağlama sesi şeklinde bir miyavlama… Ya da giriş kattaysanız cama vuran tırnak sesleri… Tanımlamak için daha binlerce cümle kurulabilir. Peki, bu minik dostlarımız kendi dünyalarında nasıllar. Aile yapıları var mı ya da bir bağlılık hisleri var mı? Bahsedilen şekilde nankörler mi mesela…

   

                                                                                

Kedilerin insanlarla tanışması genellikle doğumundan itibaren 2 haftadan sonra başlar. Özellikle sokak kedileri kuytu köşe ve hiç akla gelmeyecek yerlerde doğum yaptıkları için yavrunun yerinden ayrılmaya başlamasıyla ilk tanışma başlıyor. İşte bu sosyalleşmenin ilk adımı onlar için... Daha sonra eğer ki şanslılar ise bir bakıcı ağabeyleri, ablaları oluyor. Bu minik afacanlar en ufak bir çağrınıza koşarak cevap verip o küçük patileriyle üzerinize tırmanmaya çalışıyorlar. Sanki ikinci anneleriymişsiniz gibi... Ya da daha şanssızları ya etraftaki kedilerin baskısından dolayı kaçan, talihsiz bir şekilde giden annelerini ararken kayboluyor bir arabanın altında ya da ulaşılmayacak bir kuytuda günlerce tiz bir sesle miyavlayıp annelerini çağırıyorlar. Daha önce şahit olduğum şeylerden biri de bu minikler biraz daha büyüyünce arabaların dingil kısmına girip araç şoförü fark etmemesinden kaynaklı o araba nereye giderse oraya gidip fırsatını bulunca oradan kaçıp annelerinden ve doğduğu çevreden bambaşka yerlere de taşınabiliyor. Yani biletsiz yolcular.

 

 

 Gençlik dönemlerinde hareketli oyunbaz ve başka şekilde kişiliklerine göre tavır sergilemeye başlıyorlar. Kimi aşırı oyunbaz ve yerinde durmayan, kimi huysuz ve asla yanına yaklaştırmayan, kimi ürkek kimi yapışkan. Kişiliklerinin ortaya çıktıkları dönemde bu döneme denk gelmekte. Sokaktaysa hayatta kalmayı da bu dönemde keşfediyor cafeyi, kasabı nerden ne kar elde edebilir bunları çözüyor. Bağışıklık sistemini de bu dönemde mükemmelleştirmeye başlıyor. Evdeki kediler de bu gençlik döneminde evin kurallarına yasam tarzına adapte oluyor. Mama zamanı gitmemesi gereken yerler, yeri, yatağı mama kabı, oyun alanı. İşte asıl bağlanma da bu evrede oluyor ya. Kedi ve sahip ilişkisi bu dönemde pekişmekte. O artık ona mama veren anne olarak görmeyip bir arkadaş bir kardeş gözüyle sizi görmeye başlıyor. Kedilerde Anne çocuk ilişkisi sütten kesildikten 3 hafta sonra sona erebiliyor. Ama sizinle etkileşimi onun ömür boyu hafızasında önemli bir yere sahip olacak bir şey. Önemli bir yer dememin sebebi şu. Kediler kendi aile kokularını tanır ve bilirler. Kardeşlerini annesini vs doğduklarından itibaren kokularıyla ayırt ederler. Anne ve çocuk olan kedi yıllar sonra da birbirlerini görse yan yana gelse anne çocuk olayını fark ediyor ama bu umurlarında olmuyor. Çünkü Kedilerde bilinen gibi sıkı bir aile bağı yok. Yani bebeklik ve gençlik döneminde size gösterdiği yakınlığı kendi ailesine göstermiyor.

 

 

 Komut sistemi ile yönlendirmek çok zordur. Komutlarla hareket etmezler çünkü gülünçtür ki bunu tercih etmezler. Örneğin sizin sesinizi duyduğunda sizin olduğunuzu bilir söylediğinizi de yüksek ihtimal duyar ama duymazdan gelme huyları vardır. 6 ay bir yerlere gitseniz ve geri gelseniz kedinizin vereceği tepki muhtemelen hiçbir şey olacaktır. Biraz bencillik gibi gelebilir size bu.  Kediler karmaşık durumları çözmede ustadır. Basit durumlarda ise köpekler kadar başarılı değillerdir. Düz bir mantıkla hareket etmiyorlar yani. Sahip (arkadaş, anne, baba siz nasıl görüyorsanız) geldi direkt ona gitmeliyim demez mesela. İlk soruları bence bu neden bu kadar zamandır ortada yoktu. Başka bir kedi mi var öncelikle vs bunları çözümlediğini düşünüyorum. Kafasında bir karar oluşturduk dan sonra eski yakınlaşması devam eder.

 

 

 Kedilerle büyüyen çocukla arkadaş eksikliği çekmemektedir. Bu şekilde büyüyen çocuklarda genellikle arkadaş edinme sosyalleşme sorunları görülmez. Ve hatta büyüdüklerinde kedilerinden bahsederken sanki bir kardeşini anlatıyormuşçasına konuşurlar. Bazı aileler için de kediler çocuk yerine konmaktadır. Yani evin en küçüğü şeklinde anlatılmaktadır. Bunun sebebi de tabi ki kedilerin aileye ve ortama hızlı adapte olup kendilerini kabul ettirme özellikleridir. Kendilerini sevdirme konusunda başarılılar. Siz onu severken nereyi sevmenizi istiyorsa oraya doğru elinizi yönlendirirler. Ve hatta siz yemek yerken size dik dik bakan koca göz bebekleriyle onlara bir şey vermeden rahat ettirmezler bile. Yemek konusunda bu kadar paylaşımcı olmak istemesine rağmen eve gelen herhangi bir baksa kedi ya da köpek için bu kadar paylaşımcı değiller. Kediler eğer ki uzun süre tek yaşamış ise alan paylaşmak konusunda ciddi problemler ortaya çıkabiliyor. Bu da kedilerin çoğunun önce ben düşüncesiyle hareket etmesinden kaynaklıdır.

 

 

  Sokaklarımızda yaşayan binlerce kedi var. Ve her gün bir yerlerde bunlardan birine rastlıyoruz. Onlara yaşam alanlarını aratmayacak kırsal alanlar bırakamasak da şehir kalabalığında ve tehlikesinde elimizden geldiğince koruyup bir kap yemek ve bir kap su vererek zor olan yaşamlarını birazcık  normalleştirmeye çalışabiliriz. Şüphesiz ki bir ufak sevgi gösterisi bile onun da gününü güzelleştirecektir. Son 5 senede belediyeler de bu konuya özen göstermeye başladılar. Kedi evleri besleme alanları vs. Fakat bu yapılan tüm kedilerin bir anda kurtulduğu manasına da gelmiyor. Onlar bizim hayatımızın göz ardı edilemeyecek bir parçası. Her sokak kendi alanını ve belseme noktasını yapsa bilse keşke. Ama herkes bunu yapamasa da sokaklarda yeryüzü melekleri her gün kendi elinden geldiğince onlarla ilgileniyor. Onlar kim mi? Belki siz, belki komşunuz sokak hayvanlarının yemek kaplarının koyan ve dolduran yaralanan canları veterinerlere taşıyan herkes benim gözümde. Onlar için serçe parmağını dahi oynatsa benim gözümde öyleler.

Yorum Yap